Örtük Narsizmin (Kırılgan Narsizm) Kavramsallaştırılması, Etiyolojisi ve Psikometrik Ölçümü: Güncel Literatür İncelemesi

   

1. Giriş: Narsizmin İki Yüzü ve Kırılganlığın Yükselişi

  Narsizm, psikoloji ve psikiyatride yüz yılı aşkın süredir ilgi odağı olan ve günlük dile dahi yerleşmiş karmaşık bir kişilik yapısıdır.1 Klinik bağlamda, bu yapı Narsistik Kişilik Bozukluğu (NKB) olarak sınıflandırılır. Ancak son on yıldaki kapsamlı araştırmalar, narsistik patolojinin tek tip bir sunum sergilemediğini, aksine görkemli (grandiose) ve kırılgan (vulnerable) olmak üzere iki ana boyut etrafında şekillendiğini güçlü bir şekilde desteklemektedir.2 Bu rapor, genellikle Örtük Narsizm olarak adlandırılan kırılgan narsizm boyutunun fenomenolojisini, gelişimsel kökenlerini ve geçerli ölçüm araçlarını bilimsel literatür ışığında incelemeyi amaçlamaktadır.  

1.1. Narsistik Kişilik Bozukluğu (NKB) Kavramı ve DSM-5 Bağlamı

  Narsistik Kişilik Bozukluğu, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’nın Beşinci Baskısı (DSM-5-TR) uyarınca, fantezi veya davranışta grandiyözite, hayranlık ihtiyacı ve empati eksikliği ile karakterize, erken yetişkinlikte başlayan yaygın bir örüntü olarak tanımlanmaktadır.2 NKB'nin genel popülasyonda %1 ila %2 oranında görüldüğü tahmin edilirken, ayakta tedavi gören klinik popülasyonlarda bu oran %8.5 ila %20'ye kadar yükselebilmektedir.2 NKB, sıklıkla duygudurum ve anksiyete bozuklukları, alkol ve madde kullanım bozuklukları ve intihar riski gibi eş zamanlı koşullarla ilişkilendirilmektedir.2 Geleneksel DSM-IV ve DSM-5-TR kriterlerinin büyük ölçüde görkemli narsizmin dışa dönük ve gösterişçi yönlerine (örneğin, üstünlük hissi ve hak ediş) odaklanması, klinisyenlerin ve araştırmacıların tanısal bir zorlukla karşılaşmasına neden olmuştur.4 Bu odaklanma, klinik açıdan önemli olan ve daha çok içsel sıkıntı yaratan kırılgan sunumların göz ardı edilme riskini beraberinde getirmiştir.2 Bu sorunu gidermek amacıyla, DSM-5’te sunulan Alternatif Kişilik Bozuklukları Modeli (AMPD), NPD'nin kategorik tanılamasından ziyade boyutlu bir değerlendirmesine olanak tanımıştır.5 AMPD, narsistlerin benlik (kimlik ve öz-yönelim) ve kişilerarası işlevsellik (empati ve yakınlık) alanlarındaki benzersiz bozukluk örüntüsüne odaklanarak, patolojinin altında yatan psikodinamik kavramların entegrasyonuna kapı açmıştır.5  

1.2. Örtük Narsizmin Tanımlanması

  Örtük Narsizm (Covert Narcissism), literatürde yaygın olarak Kırılgan Narsizm (Vulnerable Narcissism) veya psikanalitik çevrede "Dolap Narsizmi" (Closet Narcissism) olarak da adlandırılır.6 Bu form, görkemli narsizmden farklı olarak, grandiyöz benlik duygusunu dışa dönük bir şekilde sergilemek yerine, daha incelikli ve savunmacı bir şekilde ifade eder.9 Örtük narsizmin temel özellikleri, sosyal olarak engellenmiş, içe dönük, güvensiz ve nörotik bir kişilik stili etrafında toplanır.10 Bu bireyler, görünüşte mütevazı hatta utangaç görünebilirler, ancak içten içe kendilerini özel ve eşsiz, özel muameleyi hak eden kişiler olarak algılarlar.7 Bu içsel inançlar, sürekli takdir edilme ihtiyacı, ancak bunun daha gizli bir şekilde talep edilmesiyle birleşir.9 Örtük narsistler, sıklıkla yanlış anlaşıldıklarını veya yeterince takdir edilmediklerini hissederler, bu durum da bazen saldırgan davranışlara yol açabilir.6 Özünde, örtük narsizm, kişinin egosunu korumak için savunma mekanizmalarına girmesine neden olan kırılgan bir öz saygı temeline dayanır; bu iç diyalog üstünlük hisleri ile derin köklü güvensizlik arasında gidip gelir.9  

2. Kavramsal Çerçeve ve Tarihsel Gelişim: Psikanalitik Kökenler ve Boyutlu Modeller

  Narsizm kavramının karmaşık yapısı, tarihsel olarak psikanalitik düşünce içinde gelişmiş ve bu gelişim, görkemli ve kırılgan sunumların ayırt edilmesine yol açmıştır.  

2.1. Psikanalitik Teorilerin Ayrışması

  Narsizm kavramının psikiyatriye girişi 1898'de Havelock Ellis tarafından yapılmış, Freud ise 1914 tarihli "Narsizm Üzerine" makalesinde birincil ve ikincil narsizm aşamalarını önererek kavramı daha da detaylandırmıştır.11 Ancak, narsistik kişilik bozukluğu teorisine en büyük katkılar, 1970'lerde Otto Kernberg ve Heinz Kohut arasındaki şiddetli tartışmalarla gelmiştir.1 Bu tartışma, narsistik patolojinin iki farklı görünümünün teorik temelini atmıştır. Kernberg'e göre, patolojik narsizmin temelinde saldırganlık düzeyiyle orantılı olarak artan, gerçekçi olmayan bir Görkemli Benlik (Grandiose Self) bulunur.12 Bu benlik, kişinin tüm olumlu ve idealize edilmiş özelliklerini bir araya getirir. Bu imajı korumak için, değersizleştirme ve eleştiri tehditleri bölünme (splitting) ve yansıtma (projection) gibi ilkel savunma mekanizmalarıyla başkalarına yüklenir.12 Bu mekanizmalar, görkemli tipin daha yüksek yaşam memnuniyeti skorlarına sahip olmasının bir nedeni olabilir, zira eleştiriyi başkalarına yönlendirirler.12 Öte yandan Kohut, patolojik narsizmin erken dönemde yaşanan kendilik nesnesi (self-object) başarısızlıklarından kaynaklandığını öne sürmüştür.13 Bu başarısızlıklar nedeniyle hastalar, yetişkin yaşamlarında eksik kalan çocukluk ihtiyaçlarının tatminini ararlar. Bu hastalar, ek kendilik nesnesi başarısızlıklarıyla karşılaşma korkusu nedeniyle, kibir veya üstünlük tavrı sergileyebilirler.13 Bu korku aynı zamanda, benlikleri ciddi ölçüde kırılgan ve parçalanmaya yatkın olduğu sürece var olan reaktif agresyon şeklinde de kendini gösterebilir.13 Örtük (Kırılgan) narsizme karşılık gelen psikanalitik tanımlamalar şunlardır: Rosenfeld (1987) bu formu "İnce Derili" (Thin-skinned) narsist olarak adlandırırken, Gabbard (1989, 1998, 2009) "Hipervijilant" (Hypervigilant) narsist terimini kullanmıştır.8 Bu "ince derili" hastalar, görkemli ("kalın derili") hastaların aksine, önemsizliklerinden bir mesafe almakta ve zayıflık, kırılganlık veya aşağılanma gibi diğer benlik yönlerini keşfetmekte zorlanırlar.14 Bu, kırılgan benliği korumak için sürekli dış onaylanmaya ve dikkatli olmaya odaklanmış, içe dönük bir savunma stratejisidir.8  

2.2. Modern Hiyerarşik ve Üç Faktörlü Model

  Güncel ampirik literatür, görkemli ve kırılgan narsizmin, aynı patolojik yapının farklı sunumları olduğu yönündeki görüşü desteklemektedir.12 Kişinin içe dönük (introvert) veya dışa dönük (extravert) olması, hangi boyutun daha belirgin şekilde sergileneceğini belirler.12 Narsizmin yapısı, son yıllarda genellikle üç temel faktörle kavramsallaştırılmıştır: Etken/Temsilci (Agentic), Antagonistik ve Nevrotik.15 Bu "üçlü model" içinde, Antagonizma (düşmanlık ve hak ediş/entitlement), görkemli ve kırılgan narsizm tarafından paylaşılan ve narsistik kişiliğin "çekirdek" özelliği olarak tanımlanan temel özelliktir.15 Pincus ve Lukowitsky tarafından önerilen Hiyerarşik Narsizm Modeli, patolojik narsizmin, işlevsiz öz-düzenleme, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkiler kombinasyonuyla karakterize bir süreklilik üzerinde konumlandığını varsayar.5 Bu modelde, kırılgan narsizm "ince derili" prototipi temsil eder ve öfke, kıskançlık, çaresizlik, boşluk, düşük öz-saygı, utanç ve sosyal kaçınma deneyimlerinde kendini gösterir.5 Bu modelin önemli bir katkısı, hem görkemli hem de kırılgan narsizmin açıkça (davranışlar) veya örtükçe (bilişler, özel fanteziler, duygular, ihtiyaçlar) ifade edilebileceğini öne sürmesidir.5 Bu, örtük narsizmin klinik görünümünün, Kohut'un bahsettiği erken dönem hayal kırıklıklarından kaçınmak için geliştirilen, kişinin benliğini koruma amaçlı kaçınmacı/savunmacı, içsel bir strateji olduğu kuramını destekler. Psikanalitik "ince derili" kavramı 8, modern Patolojik Narsizm Envanteri'ndeki (PNI) "Kendini Gizleme" ve "Şartlı Öz Saygı" alt boyutları 17 ile doğrudan örtüşerek, bu gizliliğin temelinde utançtan kaçınma ve kırılgan benliği savunma çabasının bulunduğunu doğrular.5  

3. Örtük Narsizmin Fenomenolojisi ve Klinik Profili

  Örtük narsizmin klinik sunumu, görkemli formdan önemli ölçüde farklılık gösterir, bu da ayırıcı tanıyı ve tedavi yaklaşımını kritik hale getirir.  

3.1. Ayırt Edici Özellikler: Utanç, Aşırı Duyarlılık ve İçselleştirme

  Örtük narsizm, öncelikle sosyal olarak engellenmiş, güvensiz ve yüksek düzeyde nevrotik bir kişilik stiliyle ilişkilidir.10 Klinik olarak, görkemli narsizmin düşük nörotisizmle ilişkili olmasına karşın, örtük narsizm belirgin şekilde depresyon, paranoya, anksiyete ve içe dönüklük gibi içselleştirici semptomlarla ilişkilendirilmiştir.18 Bu yapının çekirdek özelliklerinden biri, eleştiriye karşı aşırı duyarlılıktır (Hypersensitive Narcissism Scale'in Oversensitivity alt faktörü).10 Aşırı duyarlılık, kırılgan öz saygının sürekli bir tehdit altında olduğu anlamına gelir.9 Görkemli narsistler benliklerine yönelik tehditleri küçümser veya inkar ederken, kırılgan narsistler bu tehditlere utanç, depresyon ve bastırılmış, kaynamakta olan bir öfkeyle tepki verirler.7 Utanç duygusu, patolojik narsizmin kırılgan boyutlarıyla pozitif bir korelasyon gösteren anahtar bir duygudur.17 Örtük narsizm, aynı zamanda güçlü bir Hak Ediş Öfkesi (Entitlement Rage) bileşeni de içerir. Bu, kırılganlığın patolojik bir alt boyutu olup, bireyin yüksek beklentileri veya hak ediş duygusu başkaları tarafından karşılanmadığında ortaya çıkan yoğun öfkeyi ifade eder.17 Bu durum, görkemli ve kırılgan formların, saldırganlık ve hak ediş aracılığıyla kişilerarası antagonizm ortak paydasında birleştiğini gösteren ampirik bulgularla tutarlıdır.16  

3.2. Görkemli ve Kırılgan Narsizmin Karşılaştırması

  Bu iki narsizm varyantı, dışavurumları açısından çarpıcı farklılıklar gösterir ve bu farklılıklar klinik sonuçları etkiler. Görkemli narsizm, baskınlık, dışa dönüklük, öz-güven ve sömürücülük gibi bazı uyum sağlayıcı (adaptive) özelliklerle ilişkilidir ve genellikle yüksek öz-saygı ile karakterize edilir.21 Bu bireyler, kişilerarası sorunlar yaşasalar bile, içsel düzeyde daha az sıkıntı bildirirler.22 Buna karşın, kırılgan narsistler düşük öz-saygıya, kişilerarası sıkıntıya ve sosyal kaçınmaya sahiptirler.22 Özellikle dikkat çekicidir ki, görkemli narsizm ölçümleri (NPI gibi) daha çok NPD semptomlarını öngörürken, kırılgan narsizm ölçümleri genel psikopatolojiyi (depresyon, anksiyete, nörotisizm) daha güçlü bir şekilde öngörmektedir.10 Bu yüksek nörotisizm ve içselleştirme semptomlarıyla güçlü korelasyon, kırılgan narsizmin, görkemli narsizmden farklı olarak, klinik popülasyonlarda orantısız derecede temsil edilmesinin temel nedenidir. Yüksek duygusal sıkıntı ve öz-damgalanma, kırılgan narsistleri yardım arayışına iter.24 Öte yandan, görkemli narsistler sorunlarını genellikle başkalarına atfettikleri veya daha az sıkıntı yaşadıkları için psikolojik desteği alakasız görebilirler.24 Bu durum, örtük narsizmin klinik görünümünün Sınırda Kişilik Bozukluğu (BKB) veya kaçınmacı kişilik bozukluğu gibi diğer içselleştirici bozukluklarla örtüşebileceğini gösterir.8 Bu da ayırıcı tanının önemini artırmaktadır. Aşağıdaki tablo, iki narsizm boyutunun temel karşıtlıklarını özetlemektedir: Tablo 1: Görkemli ve Kırılgan Narsizmin Ayırt Edici Özellikleri
Boyut Görkemli Narsizm (Overt/Kalın Derili) Kırılgan Narsizm (Covert/İnce Derili)
Kişilerarası Stil Sosyal olarak baskın, dışa dönük, sömürücü.10 Sosyal olarak çekingen, içe dönük, güvensiz, kaçınmacı.7
Duygusal Durum Kendinden emin, düşük öz-sıkıntı, duygusal olarak vurdumduymaz (Oblivious).8 Kaygılı, depresif, yüksek nörotisizm, utanç eğilimli, reaktif öfke.9
Eleştiriye Tepki Küçümseme, inkar etme, dışa dönük agresyon.12 Aşırı duyarlılık (Oversensitivity), içerleme, utanç, içe dönük öfke.7
Öz Saygı Yüksek ve stabil öz-saygı.18 Kırılgan, dalgalı, şartlı öz-saygı (Contingent Self-Esteem).17
Klinik Korelasyon NPD semptomları ve dışsallaştırıcı sorunlar.10 Genel psikopatoloji (anksiyete, depresyon, BKB benzeri).10
 

4. Etiyoloji ve Gelişimsel Kökenler: Aşırı Değer Verme vs. İlişkisel Travma

  Narsizmin gelişimsel etiyolojisi, görkemli ve kırılgan narsizmin birbirinden ayrı yollardan geliştiği fikrini destekleyen çelişkili bulgular sunar.  

4.1. Etiyolojideki Çelişkiler: Aşırı Değer Verme Hipotezi

  Boylamsal çalışmalar, sosyal öğrenme teorisini destekleyerek, çocukluktaki narsizmin ebeveynin aşırı değer vermesi yoluyla geliştirildiğini göstermiştir.26 Bu bağlamda aşırı değer verme, ebeveynlerin çocuklarının başkalarından daha özel ve daha fazla hak sahibi olduğuna inanmaları anlamına gelir.26 Çocuklar, ebeveynlerinin bu abartılı görüşlerini içselleştirerek ("Ben başkalarından üstünüm" ve "Ayrıcalıklara hakkım var") narsizmi edinirler.26 Bu bulgular, narsizmin, geleneksel psikanalitik teorilerin sıklıkla öne sürdüğü gibi, ebeveynin sıcaklık eksikliğinden kaynaklanmadığı sonucunu desteklemektedir.26 Aksine, araştırmalar ebeveyn sıcaklığının (şefkat ve takdir) özellikle yüksek öz-saygıyı beslediğini, ancak narsizmi öngörmediğini göstermiştir.26 Bu bulgular, narsizm ve öz-saygının farklı erken sosyalizasyon deneyimlerinde kök saldığını, yani narsizmin aşırı değer görme ile, öz saygının ise sıcaklık ile ilişkili olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.  

4.2. Kırılgan Narsizmin İlişkisel Kökenleri

  Etiyolojideki bu çelişki, görkemli ve kırılgan narsizmin farklı gelişimsel yollara sahip olabileceğine işaret eder. Kırılgan narsizm, genellikle çocuklukta soğuk, düşmanca veya zalimce muamele, ihmal veya istismar görmenin bir sonucu olarak gelişir.7 Bu olumsuz deneyimler karşısında, görkemlilik, çocuğun kendisini incinmekten korumak için yarattığı bir fantezi dünyası ve hayatta kalma mekanizması haline gelir.7 Çocuk, insanları güvenilmez ve kötü niyetli görerek, onların önemini reddeder ve bu sayede kendini incinmekten korur. Kırılgan narsistik bireyler, düşük benlik temsillerini yansıtan güvensiz yetişkin bağlanma stillerine (Korkulu veya Meşgul) sahip olma eğilimindedirler.22 Bu durum, ebeveynin hem güvenlik kaynağı hem de korku kaynağı olduğu düzensiz (disorganized) bağlanmanın gelişimine benzerlikler gösterir.7 Relasyonel psikodinamik teoriler, patolojik narsizmin özünün, kronik hayal kırıklığı ve güçsüzlük deneyimlerinden korumak amacıyla karşılıklı etkileşimden kaçınarak öz-soğurmayı (self-absorption) seçmek olduğunu belirtir.5 Bu kaçınmacı strateji, kırılgan benliğin utançtan korunması için hayati öneme sahiptir.5 Bu analiz, görkemli narsizmin sosyal öğrenme yoluyla (abartılı övgü ve hak edişin içselleştirilmesi) geliştirildiğini, buna karşın örtük narsizmin ise travma veya soğukluktan kaynaklanan savunmacı bir tepki olarak ortaya çıktığını göstermektedir. Bu etiyolojik heterojenlik, klinik müdahale stratejilerinin farklılaştırılması gerektiğini düşündürmektedir. Görkemli narsizmde hak ediş inançlarını yeniden yapılandırmak hedeflenirken, kırılgan narsizmde, utanç toleransını artırmak ve güvenilir, destekleyici ilişkiler kurma becerilerini geliştirmek birincil hedefler olmalıdır.  

5. Örtük Narsizmin Ölçülmesi ve Psikometrik Araçlar

  Örtük narsizmin içe dönük ve gizli doğası, görkemli forma kıyasla psikometrik ölçümünü zorlaştırmaktadır. Geleneksel olarak NPD’yi ölçen Narcissistic Personality Inventory (NPI) görkemliliğe odaklanırken, örtük narsizmi ölçmek için özel araçlar geliştirilmiştir.  

5.1. Hipereaktif Narsizm Ölçeği (HSNS)

  Hendin ve Cheek (1997) tarafından geliştirilen Hipereaktif Narsizm Ölçeği (HSNS), örtük narsizmi ölçmeyi amaçlayan önemli bir öz bildirim aracıdır.29 Çalışmalar, HSNS'nin yüksek düzeyde güvenilirlik ve dikkate değer ayırt edici geçerlilik sergilediğini, korelasyon örüntülerinin ise teorik olarak beklenen ilişkilerle yüksek düzeyde uyumlu olduğunu göstermiştir.29 Ancak, faktör analizleri HSNS'nin tekil bir yapıyı ölçmeyebileceğini ortaya koymuştur.29 Ayrıca, görkemli narsizmi ölçen NPI ile olan ilişkisi de "bir miktar belirsiz" kalmıştır.29 Güncel çalışmalar, HSNS'nin Aşırı Duyarlılık (Oversensitivity - OS) ve Bencillik (Egocentrism - EGO) olmak üzere iki alt faktörünün güvenilirliğini desteklemektedir.10 Özellikle Aşırı Duyarlılık alt faktörü, nörotisizm ( ), depresyon () ve anksiyete () ile güçlü pozitif korelasyonlar sergileyerek, kırılgan narsizmin içsel sıkıntıya olan güçlü bağlantısını vurgular.10  

5.2. Patolojik Narsizm Envanteri (PNI)

  Patolojik Narsizm Envanteri (PNI), klinik teori, sosyal psikoloji ve psikiyatrik tanı arasındaki tutarsızlık sorununu ve mevcut ölçüm araçlarının kapsam yetersizliğini gidermek amacıyla geliştirilmiş multidimensiyonel bir ölçektir.17 PNI (52 madde) ve kısa formu (B-PNI, 28 madde), patolojik narsizmin görkemli ve kırılgan boyutlarını yedi alt ölçek aracılığıyla ölçer.17 PNI, örtük narsizmin çekirdek bileşenlerini yakalayan dört kırılganlık alt ölçeği içerir 17:
  1. Kendini Gizleme (Hiding the Self - HS): Utanç, kaçınma ve eleştiriden korunma arayışı.
  2. Şartlı Öz Saygı (Contingent Self-Esteem - CSE): Öz saygının dışsal başarı ve onaya bağımlı olması.
  3. Değersizleştirme (Devaluing - DEV): Kendi benliğini yükseltmek için başkalarını küçümseme eğilimi.
  4. Hak Ediş Öfkesi (Entitlement Rage - ER): Beklentilerin karşılanmaması durumunda ortaya çıkan yoğun öfke.
PNI'nın kırılganlık ölçekleri, düşük öz-saygı ve empati ile negatif; utanç, kişilerarası sıkıntı, saldırganlık ve Sınırda Kişilik Örgütlenmesi ile ise güçlü pozitif korelasyonlar göstermiştir.17 Kırılgan PNI ölçekleri tarafından tanımlanan kişilerarası profil; soğuk, sosyal olarak kaçınmacı ve sömürülmeye açık kişilerarası sorunlarla karakterizedir.17 PNI, görkemli ve kırılgan narsizmin yalnızca davranışsal dışavurumlarını değil, aynı zamanda altta yatan bilişsel ve duygusal savunma mekanizmalarını (Kendini Gizleme, Şartlı Öz Saygı) ölçerek, örtük narsizmin dinamiklerini en iyi yansıtan araç olarak kabul edilir.  

5.3. Kısa Formlar ve Güvenilirlik

  Ölçüm verimliliğinin önemli olduğu araştırmalar için kısa formlar kullanılmıştır. Süper Kısa Patolojik Narsizm Envanteri (SB-PNI) Kırılganlık alt ölçeği, nörotisizm, depresyon ve anksiyete ile güçlü ilişkiler sergileyerek kırılgan narsizmin psikopatoloji ile olan bağlantısını ampirik olarak doğrulamıştır.10 Genel olarak, kırılgan narsizm ölçümleri (HSNS, SB-PNI V), görkemli ölçümlere kıyasla genel psikopatolojiyi daha iyi öngörme eğilimi göstermektedir.10 Bu psikometrik bulgular, kırılgan narsizmin teorik hiyerarşik modelini destekleyerek, örtük narsizmin hem görünürdeki içe dönüklük/kaçınma (Kendini Gizleme) hem de içsel patoloji (Şartlı Öz Saygı, Hak Ediş Öfkesi) bileşenlerini yakalayabildiğini göstermektedir.5 Aşağıdaki tablo, örtük narsizmin ölçümünde kullanılan temel araçları ve patolojik bileşenlerini özetlemektedir: Tablo 2: Örtük Narsizmin Ölçümünde Kullanılan Temel Ölçekler ve Boyutları
Ölçek (Kısaltma) Yazarlar (Yıl) Odak Alanı Örtük/Kırılgan Alt Boyutlar (PNI Örneği) Önemli Bulgular
Hipereaktif Narsizm Ölçeği (HSNS) Hendin & Cheek (1997) Yüzeysel Örtük Narsizm Aşırı Duyarlılık (OS), Bencillik (Egocentrism).10 Tekil yapı sorunları, NPI ile ilişkisi belirsiz.29
Patolojik Narsizm Envanteri (PNI) Pincus ve ark. (2009) Patolojik Narsizm (Boyutlu) Kendini Gizleme (HS), Şartlı Öz Saygı (CSE), Değersizleştirme (DEV), Hak Ediş Öfkesi (ER).17 Utanç, kişilerarası sıkıntı ve borderline organizasyonu ile güçlü korelasyon.17
 

6. Sonuç ve Klinik Çıkarımlar

   

6.1. Örtük Narsizmin Klinik Önemi

  Örtük narsizm (kırılgan narsizm), narsistik patolojinin daha içselleştirici ve nörotik sunumunu temsil etmektedir. Bu bireyler, sosyal olarak engellenmiş doğaları ve yüksek nevrotik belirtileri nedeniyle, klinik ortamlara sıklıkla Narsistik Kişilik Bozukluğu tanısı yerine, genel psikopatoloji (anksiyete, depresyon, vb.) semptomlarıyla başvururlar.10 Kırılgan narsizm ölçümleri ile psikopatoloji arasındaki güçlü korelasyon 10, bu bireylerin, görkemli akranlarına kıyasla daha fazla duygusal sıkıntı yaşadığını göstermektedir. Bu yüksek sıkıntı, aynı zamanda onları yardım arayışına iten temel faktördür.24 Örtük narsizmin etiyolojisinde, ebeveynin aşırı değer vermesinden ziyade soğukluk, ihmal veya istismar gibi erken dönem ilişkisel travmaların rol oynadığına dair kanıtların bulunması, bu kişilerin benlik saygısının dışsal onaya bağımlı ve kırılgan olmasına yol açar.7  

6.2. Tedaviye Yönelik İpuçları

  Narsistik kişilik bozukluğu olan hastaların tedavisi zordur ve genellikle yavaş ve kademeli bir ilerleme kaydeder.2 Kırılgan narsistlerle çalışırken dikkat edilmesi gereken temel zorluklar şunlardır:
  1. İttifak Kurma ve Öz-Saygı: Başarılı tedavi, açık hedefler belirleme, tedavi çerçevesine dikkat etme ve terapötik ilişkiler ile öz-saygıya odaklanma gibi ortak noktaları paylaşır.2
  2. Kırılganlığı Keşfetme Zorluğu: Örtük narsistler, görkemli devalüasyondan uzaklaşıp kendi zayıflıklarını, kırılganlıklarını ve aşağılanma duygularını keşfetmekte büyük zorluk çekerler.14 Ya "her şey" ya da "hiçbir şey" olma arasındaki bu içsel salınım, terapistin karşı aktarımını dikkatle izlemesini gerektirir.2
  3. Utanç Yönetimi: Kırılgan narsizmin merkezinde yer alan utanç ve eleştiriye aşırı duyarlılık nedeniyle 10, terapinin öncelikli amacı, hastanın utanç toleransını artırmak ve savunmacı kaçınma stratejilerini (Kendini Gizleme) azaltmaktır.
 

6.3. İlerideki Araştırma Yönleri

  Narsistik patolojinin boyutlu doğasını tam olarak anlamak için ileriye dönük araştırmalar, kırılgan narsizmin dinamiklerini ve durumundaki anlık dalgalanmaları incelemeye odaklanmalıdır.32 Anlık verilerin toplanmasına olanak tanıyan ambulatuvar değerlendirme (Ambulatory Assessment) çalışmaları, kırılganlık durumundaki anlık düşmanlık (hostility) ve öz-düzenleme bozukluklarının nasıl ortaya çıktığını daha net bir şekilde ortaya koyacaktır.32 Ayrıca, etiyolojideki ampirik bulgular arasındaki heterojenliği açıklığa kavuşturmak amacıyla, ebeveynin aşırı değer vermesi ile ebeveynin ihmali arasındaki etkileşimlerin farklı narsizm alt tiplerini nasıl şekillendirdiğine dair daha fazla boylamsal çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tür çalışmalar, narsistik gelişim yollarını erken yaşta dizginlemeye yardımcı olacak ebeveyn eğitim müdahaleleri tasarlanması için kritik öneme sahiptir.26
 

7. Referanslar

  Bu makalede atıf yapılan kaynaklar, APA 7. Sürüm kılavuzlarına uygun olarak listelenmiştir. Cain, N. M., Pincus, A. L., & Anil, S. K. (2008). Initial construction and validation of the Pathological Narcissism Inventory. Psychological Assessment, 21(3), 365–379. https://doi.org/10.1037/a0016530 Di Giacomo, E., Leichsenring, F., Ruggiero, G. M., & Ruggiero, S. M. (2023). Psychological treatments for narcissistic personality disorder (NPD): A systematic review of randomized clinical trials. Current Opinion in Psychology, 53, 101683. https://doi.org/10.1016/j.copsyc.2023.101683 Dickinson, K. A., & Pincus, A. L. (2003). Interpersonal analysis of grandiose and vulnerable narcissism. Journal of Personality Disorders, 17(3), 188–207. https://doi.org/10.1521/pedi.17.3.188.22146 Eddes, E. F. B., Brummelman, E., & Veldman, L. M. (2015). Origins of narcissism in children. Proceedings of the National Academy of Sciences, 112(15), 4441–4444. https://www.pnas.org/doi/10.1073/pnas.1420870112 Gabbard, G. O. (2009). The role of attachment in the therapeutic process with narcissistic patients. Journal of Clinical Psychology, 65(2), 160–165. Henttonen, P., Salmi, J., Peräkylä, A., & Krusemark, E. A. (2022). Grandiosity, vulnerability, and narcissistic fluctuation: Examining reliability, measurement invariance, and construct validity of four brief narcissism measures. Frontiers in Psychology, 13. https://doi.org/10.3389/fpsyg.2022.993663 Kohut, H. (1972). Thoughts on narcissism and narcissistic rage. The Psychoanalytic Study of the Child, 27(1), 360–400. Krizan, Z., & Herlache, A. D. (2018). The narcissistic personality: A dimensional approach. Current Directions in Psychological Science, 27(6), 406–411. https://doi.org/10.1177/0963721418780745 Kwon, J., Lemon, R. B., & Pincus, A. L. (2021). The pathological narcissism inventory: An update on psychometrics and clinical utility. Psychodynamic Psychiatry, 49(4), 548–572. https://doi.org/10.1521/pdps.2021.49.4.548 Miller, J. D., & Campbell, W. K. (2008). Relations between narcissism and the five-factor model: A meta-analytic review. Journal of Personality, 76(2), 449–476. https://doi.org/10.1111/j.1467-6494.2007.00486.x Pincus, A. L., & Lukowitsky, M. R. (2010). Pathological narcissism and narcissistic personality disorder. Annual Review of Clinical Psychology, 6, 421–446. Roche, M. J., Pincus, A. L., Lukowitsky, M. R., & Scherer, M. L. (2013). The interpersonal effects of grandiose and vulnerable narcissism on momentary hostility and dominance in a combined clinical-community sample. Journal of Research in Personality, 47(5), 639–648. https://doi.org/10.1016/j.jrp.2013.06.002 Schmid, N., & Schneider, R. (2022). Conceptualizations of narcissistic personality disorder in psychodynamic theory, the alternative DSM-5 model for personality disorders, and the hierarchical model for pathological narcissism. Frontiers in Psychiatry, 13, 8321510. https://doi.org/10.3389/fpsyt.2022.8321510 Sharma, N., & Vohra, A. (2023). Narcissistic personality disorder: A review of diagnosis, etiology, and treatment. Cureus, 15(5), e38615. https://doi.org/10.7759/cureus.38615 Wink, P. (1991). Two faces of narcissism. Journal of Personality and Social Psychology, 61(4), 590–597. https://doi.org/10.1037/0022-3514.61.4.590

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir