Gizlilik İlkesi Nedir ve Ne Kadar Güvende Kalırım?

Danışanlarımın en hassas olduğu konulardan biri olan gizlilik ilkesi ve bununla birlikte gelen güven duygusu, terapi sürecinin temelini oluşturur. Bir klinik psikolog olarak, bu ilkenin ne anlama geldiğini ve sizin için ne kadar güvence sağladığını açıklamak benim etik sorumluluğumdur.

Gizlilik İlkesi Nedir?

Gizlilik ilkesi, psikologların mesleki ilişkileri sırasında edindikleri tüm bilgilerin sır olarak saklanması zorunluluğunu ifade eder. Bu, terapide paylaştığınız her şeyin — düşünceleriniz, duygularınız, kişisel bilgileriniz, yaşadığınız deneyimler — terapistiniz ve sizin aranızda kalması gerektiği anlamına gelir. Bu ilke, Türk Psikologlar Derneği’nin etik kuralları gibi ulusal ve uluslararası mesleki etik kodlar tarafından sıkı bir şekilde belirlenmiştir ve yasalara da tabidir.

Ne Kadar Güvende Kalırım?

Gizlilik ilkesi, paylaştığınız bilgilerin büyük bir çoğunluğunun terapistinizle aranızda kalmasını sağlarken, bazı yasal ve etik istisnalar da bulunur. Bu istisnalar, danışanın veya başkalarının güvenliğini sağlamak amacıyla devreye girer.

İşte ne kadar güvende kalacağınızın detayları:

  • Mutlak Sır Saklama Yükümlülüğü: Terapi odasında veya online platformda paylaştığınız her türlü bilgi, sizin onayınız olmadan hiçbir şekilde üçüncü şahıslarla paylaşılmaz. Bu, aileniz, arkadaşlarınız, işvereniniz veya diğer kurumlar dahil herkes için geçerlidir. Notlarınız, kimlik bilgileriniz ve seans içeriğiniz tamamen gizlidir.
  • Yasal Sınırlar ve Güvenlik İstisnaları: Gizlilik ilkesinin bozulabileceği çok özel durumlar vardır. Bu durumlar, sizin veya başkalarının ciddi zarar görme riski taşıması halinde devreye girer:
  • Kendinize Yönelik Ciddi Zarar Riski: Eğer kendinize ciddi zarar verme veya intihar etme gibi yakın ve somut bir risk taşıdığınıza dair bilgi edinilirse, terapistiniz bu durumu önlemek amacıyla yetkili kişileri veya kurumları (örneğin, acil servis, ailenizden sorumlu bir kişi) bilgilendirme yükümlülüğü altındadır. Amaç, sizin güvenliğinizi sağlamaktır.
  • Başkalarına Yönelik Ciddi Zarar Riski: Bir başkasına (bilinen bir kişi veya grup) karşı ciddi ve somut bir zarar verme niyetinizi veya planınızı paylaşırsanız, terapistiniz bu kişiyi veya ilgili otoriteleri (örneğin, emniyet güçlerini) bilgilendirme yükümlülüğüne sahip olabilir. Bu, toplumun güvenliğini koruma amacı taşır.
  • Çocuk İstismarı veya İhmali: Eğer 18 yaşın altındaki bir çocuğun istismara veya ihmale uğradığına dair makul şüphe uyandıran bir durum öğrenilirse, psikolog yasal olarak ilgili devlet kurumlarına bildirimde bulunmak zorundadır. Bu, çocukların korunmasına yönelik bir sorumluluktur.
  • Mahkeme Kararı: Çok nadir durumlarda, bir mahkeme kararı ile terapistten danışan bilgileri talep edilebilir. Bu durumda bile psikolog, danışanın mahremiyetini en üst düzeyde korumak için etik ve yasal sınırlar içinde elinden geleni yapar ve sadece talep edilen minimum bilgiyi paylaşır.

Gizlilik ilkesi, sizin terapide kendinizi güvende hissedebilmeniz için olmazsa olmazdır. Bu sayede, yargılanma korkusu olmadan en derin düşüncelerinizi ve duygularınızı paylaşabilir, iyileşme ve kişisel gelişim yolculuğunuzda önemli adımlar atabilirsiniz.

Translate »
WhatsApp